19 Mayıs 2019 Pazar

BAJAANATOLİA DA GERİ SAYIM DEVAM EDİYOR

Yalnızca Yarışçı Olmak Yetmez

07 Şubat 2013, 14:48
Bu röportaj 1866 kez okundu
Yalnızca Yarışçı Olmak Yetmez
 1989 Ali Sipahi Rallisi ile motorsporlarına adımını atan ve o tarihten bu yana gerek Türkiye’de ve Dünya Ralli Şampiyonaları’nda başarılarıları ile en çok konuşulan isimlerinden biri olan Volkan Işık en son 2010′da İtalya’da aldığı dereceyle adından söz ettirmişti. Bugün motor sporlarıyla ilgili her alanda faaliyet gösteren Volkan Işık, kendi tasarladığı Volkicar ile yeni bir stilin habercisi...
Kendinizden kısaca bahseder misiniz?
- 11 Eylül 1967 yılında İstanbul da doğdum, evliyim. 1989 yılında Opel Türkiye takımıyla kariyerime başladım. İlk yarışım olan Ali Sipahi Rallisi'nde onuncu sırayı aldım. 1993'te Renç Koçibey'in ölümü ile motorsporlarına bir süre ara verdim. 1997 yılında yeniden ralli dünyasına girdikten sonra bir çok takımla yarışma imkanı buldum. Hala bu dünyanın içinde aktif olarak çalışmaya devam ediyorum.
Araba sevdanız, sanırım çocukluğunuzdan geliyor. Otomoto dergisinin bu ilgide özel bir yeri olsa gerek…
- Evet, abim Hakan Işık, İlkim Sancaktaroğlu ile birlikte, ’80′lerin ikinci yarısında Otomoto dergisini çıkarmaya başladı. Türkiye’de yoktu böyle bir yayın o dönemde. Oldukça iyi bir çizgi yakalamış olmasına rağmen yayın hayatına uzun süre devam edemedi bu dergi. Fakat benim araba sevdam biraz da o dergiyle pekişti diyebilirim.
Otomobil kullanma merakım, bir deneme yapma arzusuna evrildi, ilk yarışımın sonunda artık hedeflerim büyümüştü. Spora ayırdığım mesaiyi değiştirerek, çok daha profesyonel adımlarla yoluma devam ettim.
İzlediğiniz ilk yarış hangisiydi?
- 1986 yılında bir Ralli arabasının peşine takıldım ve gittim. Kısmen okuduğumuz, okuyarak takip ettiğimiz bir alandı ama daha önce hiç yarış seyretmemiştim.  ”Nereden başlayabilirim?” diye sorardım hep kendime. Spor dünyasının içinden biri değilim, tanıdığım kimse yok… Ralli tarihleri geldiği gibi yarış izlemeye gidiyoruz. Sonra cesaretimi topladım ve yarışmaya karar verdim. Hiç bilmediğim bir camianın içine balıklama daldım diyebilirim. Ama sadece yarışçı olarak kalmayı düşünmedim hiç; daha entegre bir spor dünyası yaratma hayalim hep vardı.
Volkan Işık Akademisi ve spor direktörlüğü, bu amacın ipuçlarını veriyor galiba?
- Evet. Sırasıyla, belli bir süre sadece sporcu olarak yer aldım bu alanda. Sonra eğitmenlik ve direktörlük geldi. Mühendislik, ticaret… izleyen süreçte beraberinde gelen diğer şeyler. Sistemi büyütebilmek için işin birçok farklı ayağında olmak gerekiyor. Avrupa’da işleyiş bu ciddiyette fakat Türkiye’de hâlâ emekleyen bir spordan söz ediyoruz.
Volkicar nasıl ortaya çıktı?
- Yarış pisti sıkıntısı çeken Türkiye'nin ihtiyacı, küçük alanlarda bile yarışabilecek boyutlarda, seyir zevki ve mücadele olarak üst düzeyde yeteneklere sahip yarış otomobilleridir. Bunu düşünerek, yarış otomobillerinden edindiğim tecrübelerle, yaklaşık 2 yıllık bir çalışmayla Volkicar'ın ilk versiyonu V1 yaptık. FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) kurallarına uygun olarak hazırlanan Volkicar şu ana kadar 75 adet yapıldı ve Moldova ile Türkmenistan'a ihracatı bile yapıldı.
Peki aracın teknik özellikleri nedir?
- Tubular bir yapıya sahip Volkicar'ın 42 mm ve 32 mm çelik çekme borudan imal edilen güvenlik kafesi mevcut. Alt gövde ve üst gövdesi kompozit plastikten üretildi. Küçük yapısına karşın yüksek performansı nedeniyle 115 HP gücündeki Yamaha motosiklet motoru tercih edildi. 1251 cc, sıralı 4 silindirli, benzinli, DOHC, hava soğutmalı, 4 karbüratörlü motorda şanzıman 5 ileri vitesli (sıralı tip, manuel). Geri vitesi ise elektrikli. Arkadaş itişli olup %100 kilitli bir difransiyeli var ve ağırlığı yalnızca 530 kg. Boyutları (u/g/y) 302/160/135 cm olan Volkicar'ın dingil mesafesi 1915 mm, iz genişliği ise 1600 mm.



    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Sizce Arazide En Başarılı Marka Hangisi ?

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV